Ali NihatÖZER
(HAYATINDAN KESITLER)
GERMENCİK’TEN SEVGİLERLE
Nezaman bir gezsem, Germencik sokaklarında
Çıkıverecek gibisin, bir köşenin başında
Gözümde canlanan o tebessüm dudaklarında
Ve; köşeyi dönünce sen duruyorsun karşımda.
Bilirsin çok severim Germenciği de, senide
Gözünü yumsan yeter, hayalim sana ulaşır
Gittin, sanma yalnız gittin, aldın gittin beni de
Şimdi bu sokaklarda, ben değil ruhum dolaşır.
BU NASIL SEVDA
Ne kadar döndümse sana sağıma
İlla sol yanıma sapladın gittin.
Ne kadar sakındım düştüm ağına
Bütün vücudumu kapladın gittin.
Gönül penceremden bakıp bakıp da
Közlere döndürdün, yakıp yakıp da
Bu nasıl aşk böyle, bu nasıl sevda
Aldın her şeyimi topladın gittin.
YASAK AŞKIM
Bir zehir gibi, içilmezlerin en içilmezi
Kara sevdam, sen müptelalığın en müptelası
O gözlerin ki,geçilmezlerin en geçilmezi
Bu aşkın çaresi,ecelden başka yok çaresi.
Seni sevmişim derdimi bulmuşum, imkansızım
Yazık, aşkına odaklanmış gönlüm; tutsak aşkım
Müebbet hapsine mahkum olmuşum,imkansızım
Senden başka senden ötesi ölüm; yasak aşkım.
AYRILIK
Hani o ayrılırken bir bakışın vardı ya,
Hiç aklımdan çıkmıyor el ettiğin o halin.
Hiç dönmeyecek gibi ağlayışın vardı ya,
Gözlerimden gitmiyor hiç, senin o hayalin.
Ayrılık ölümden beter derlerdi inanmazdım,
Ayrılanlar kavuştu, bizim kavuşmamız nerde?
Kor ateşlere atsalar belki böyle yanmazdım,
Şimdi nasıl yaşarım, senin olmadığın yerde.
İLK AŞKIM
Sevdayı bilsede daha çocuktu,
Annesi duysaydı belki döğerdi.
Her dudak büküşü bir öpücüktü,
Onu gönlüm mecnun gibi severdi.
Yüzüme bakardı, yakıyor gibi
Gözlerinde şimşek çakıyor gibi.
Sanırdım bir ateş akıyor gibi
Bilmem ki o gözler, nasıl gözlerdi.
Yüzüne bakarken, içimden derdim
Anladım; başladı benimde derdim.
Ben onun uğruna ömrümü verdim
Ki, inanın bu kız ömre değerdi.
Görmesem gözlerim yollarda kalır,
Bir tuhaf olurdum, içim bunalır
Kıskanırdım, sanki başkası alır
Diye,ödüm patlar, aklım giderdi.
Ey! İçimde aşkın çağlayan seli,
Ey!Başımda esen ilk kavak yeli.
Ey! Ruhumda tüten körpe sevgili
Senin verdiğini, bana kim verdi.
SENSİZ
Allahım öyle bir gönül, sevgi vermiş ki bana
Bir an sevmesem yaşadığımı anlayamam ki !
Sevgilerim közler gibi içimde yana yana
Almasam seni hayallerime, yaşayamam ki
Gölgem gibi peşimdesin, benimlesin gün, gece
Katmasam seni rüyalarıma uyuyamam ki
İşte her gece seni yazıyorum hece hece,
Yoksa bu sevdayı başka türlü taşıyamam ki.
Bir an aklıma gelmesen, hissiz kalırım sensiz
Ne de şu hüzünlerin tadını bulurum sensiz.
Düşünmek bile istemem, nasıl olurum sensiz
Ağlamasam gözlerimden seni damlatamam ki.
O KADIN
Seni her kim isterse, gözünü yuman görür
Bana bakan, göğsümden yükselen duman görür.
Derdine tutulanlar derman olursun diye,
Senden hasta kalbine, bir şifa uman görür.
Zaman olur ki, seninde unutulur adın
Ne güzelliğin kalır, ne şöhretin, ne tadın
Ey! Açık denizde gemimi batıran kadın,
Seninde hesabını, gün gelir zaman görür.
AŞK
O birleşen iki kalbin / Çevresinde hale olur.
Seherde açılan gülün / Yaprağında jale olur.
Çiçeklerin nakışınca / Gözler içten bakışınca.
O bakışlar çakışınca / Aşık, halden hale olur.
O nadide bir çiçekse / Gül kendini naza çekse.
Sevilmeden sevecekse / Olanlar bülbüle olur.
Yanak alla allanınca / Dudak balla ballanınca.
Dallar gülle dallanınca / Sevgi, rağbet güle olur.
Gül sineler açılınca / Gül kokular saçılınca.
Gülüp gülüp kaçılınca / Olanlar gönüle olur.
Ne varsa var, şu kalemde / Tesellim odur hem demde.
Tesadüf yoktur alemde / Her şey, bile bile olur.
Ey! En güzel, güzel Mevla / Nelere kadir değilsin.
Ey! Güzel aşk; güzel sevda / Seni sevmeyen ne bilsin.
BU SEVDA
O güzel yüzünü bir an görmesem,
Hıçkırık tutturur,burun çektirir.
Gördüğüm zamanlar bilmem ne desem,
Korkarım kalbimi bir gün sektirir.
Yüzüme baktığı her seferinde,
Sanırım bir alev var gözlerinde.
Gönlümü görseniz durmaz yerinde,
Ceylan gibi dağdan dağa sektirir.
Zehir kattı benim her hatırama,
B ende çözemedim o bir muamma.
Bir zamanlar sevdim sevildim amma,
Ne yaman bir aşktır bu, kök söktürür.
Çektim ayağımı, elimi işten,
Birşey anlamadım, ben bu sevişten.
Anadan –babadan sanki doğuştan
Yetim kalmış gibi boyun büktürür.
SEN GİDELİ
Gönlümü aldatıp taktın peşine
Seni öyle sevmek heyhat; boş imiş.
Aldandım yıllarca görünüşüne
Anladım ki, sensiz hayat boş imiş.
Her ne yana baksam, sessiz ve hissiz,
Eşyalar dağılmış, her şey düzensiz.
Beni ısıtmıyor yataklar sensiz,
Seninle yaşarken herşey hoş imiş.
O sabah gözümün nuru mu soldu,
Gün mü battı, ay mı karardı n’oldu?
Sen gideli içim seninle doldu
Senin yanındayken Nihat boş imiş.
NE OLMUŞ SANA
Ne olmuş sevdiğim, ne olmuş sana
Ateşler gibiydin buza dönmüşşün.
Güzellikten, aşktan sevgiden yana,
Telleri dökülmüş, saza dönmüşsün.
Kurumuş çiçekler gibi dallarda,
Eriyip bitmişsin hoyrat kollarda.
Savrulup gitmşsin ıssız yollarda
Rüzgara kapılmış toza dönmüşsün.
Senmiydin? Bir zaman kalbimi yakan?
Gönlümü bir mecnun gibi bırakan.
Şimdi dudak büker, yüzüne bakan
Yemeğe çok konan tuza dönmüşşün.
GÖNÜLE SESLENİŞLER
1
Sen halime ister ağla, ister gül
Mazi kalbimde yas,gözümde yaştır.
Şimdiki halimden sana ne gönül,
Sözünü ettiğim on sekiz yaştır.
Sen gençlik çağımda harcadın beni,
Ellere gül verdin bana dikeni.
Sakın ha, bir daha seversin yeni
Unutma! İlk aşkın bağrımda taştır.
Seninle bir zaman hayat başkaydı,
O aşk, osevgili, o tat başkaydı.
Heyhat! O zamanlar Nihat başkaydı,
Şimdi dertlerinle bir arkadaştır.
2
Yükseklerde gezme gönül, uçarı
Gel de bir münasip eş bul kendine.
Kulak ver ne diyor deve çanları,
Bak dengi dengine, dengi dengine.
Kiminin karadır kiminin ela,
Kiminin şehladır, kiminin bela.
Bir bakışta seni etse müptela,
Sen aldanma bakışına, rengine.
Olsanda cihanaün salmış şair
Toplasan nevarsa sevgiye dair.
Yunus gibi olsan, yazsanda şiir
Şimdi rağbet güzel ilezengine.
3
Bir senmi gamlısın, üzülme gönüm
Dünyada her derdin çaresi vardır.
Bil ki, ayrılıktan beterdir ölüm,
Bir onun onulmaz yaresi vardır.
Aldanma, bir daha aşka oyunda
Vefasız olanın gitme huyunda.
O kendi halinde durgun suyunda,
Bir kendine göre,haresi vardır.
Bunca yıl kendini oldurmadıysan,
Bunca yıl çileni doldurmadıysan,
Çektiğin hicranı soldurmadıysan,
Alnının yazılmış karesi vardır.
HAYAT BUMUDUR
Herkesin özlemi başka biçimde
Gün doğar, gün batar hayat bu mudur?
Bir başka alem var benim içimde
Bilmem benim duyduğum tat bu mudur.
Hayat zehir olsa çekilir çekilir kahrı,
Onu çekmeyenin olur mu hayrı.
Ben kendi gönlümden düşmüşüm ayrı
Acep dedikleri firkat bu mudur ?
Bir gün aynalarda kalır gülen yüz
Kaz mezarcı yine geldi bir öksüz.
Mezarım ayaklar altında dümdüz
Olunca, desinler Nihat bu mudur ?
|