NİYE
Ben suya duymadım böyle susanış,
Sana bu kadar susamışlık niye?
Ateşte bile yok böyle bir yanış,
Aşkına bu kadar yanmışlık niye?
Ateş yakar herşeyi, kül eder geçer
Senin bir gülüşün susanmışlığı içer.
Canıma canan desem, bir seni seçer
Seni bu kadar can sanmışlık niye?
O sevenler ki, cananı bulamaz canandan geçmeyince,
O aşık ki, canı bulamaz canandan geçmeyince
Kim anlar kim bilirdi seni, aşkından içmeyince
Sana susamayan, sana kanmayan kanmışlık niye?
NE GEZER
Ben nam-ı diğer kalender-i, Ali Nihat ÖZER
Bir aşık ozanım, bende dert-keder, gam ne gezer
Ecel canımı almaya gelse, eli boş döner
Canana adadım canımı, bende can ne gezer.
Bilirim, beni benden iyi yaradanım bilir
Ben bildirdim ki O'na; bu canda canan ne gezer.
Gönül aşkına müştak, bahtlı yar sevdiğimdir o
Ölürüm, canda canan yoksa; can divane gezer.
Her iki nefesim gibi alıp verdiğimdir o
Yoksa aldığım havada; ruhum virane gezer.
Geceler gündüze döner gündüzler gece olur
Sevenlere fark etmez aşıkta zaman ne gezer.
Üç harfli bir isimle, üç harfli bir hece olur
Allah ile aşk'ki; gönül aşktan el aman gezer.
Başka aleme dalmış, durmaz evinde, yurdunda
Nerde sevda orda gönül, onda mekan ne gezer.
Ne yana baksam, ne görsem her şey gönül derdinde
Bir daldı çıkmaz, hala aşkın deryasında yüzer.
BİR ŞAİRE
Sabah olur güneş doğar, dünya yeniden kurulur.
Yeni sabah, yeni güne önce bir selam durulur,
Sende sağlık, sende hayat, sende sevda, sende neş'e
Gönül, değil her güzele, taşlara bile vurulur.
Pencereden bakıyorsun, manzaralar sana nazır
Pırıl pırıl güneş, hava tam yaşanacak deminde.
Evde huzur, sende huzur sevmek için herşey hazır
Şükür edilmez mi? O'na, yaşarken bu aleminde.
Bu mevsimler nazlı yare kaş çattırır, göz süzdürür
Sevdalanmış bakışların, yakışları sac kızdırır.
Sirke koysan içersine gönül küpü bal sızdırır,
Dilinden mi elinden mi, ne var senin kaleminde?
Geceyi âşıktan sor, çeken bilir her gece
Şiirler seni söyler, mısra mısra her hece.
Sen neye benziyorsun anladım ki, netice
Bu dünya aşk dünyası, sen başımın belası.
|