DUR GİTME
Dur gitme! Dur gitme daha ey gönüller şahanesi
Seninle sabahlanacak daha ş’irlerim var benim.
Olmaz sevilenlerin sevenlerine bahanesi,
Seninle tamamlanacak daha nelerim var benim.
Dünya denen şu alemde, ben daha doymadan sana
Dur gitme, dur gitme daha ey gönüller şahanesi.
Söyleyemem ben, başımı göğsüne koymadan; sana
Olur mu? Sevenlerin sevdiklerine bahanesi.
Sen bu sevdalar için yaratılmış bir özel kulsun,
Ben bu sevdaların en gönüllü deli-divanesi.
Dur gitme, sen gidersen arayan seni nerde bulsun,
Sen olmazsan, şu alemlerin geriye kalır nesi?
DÜĞÜM
Aşkta sitem, sevilende naz, her gülde diken olur
Yârin sitemi, sevende gülün dikeni gibidir.
Dudaklar yanaklara değdikçe, buseler ben olur
Yâr dudağı ay gibidir, öpüldükçe yenilenir.
Bu sevdalar olmasa, hangi gönül hicranı taşır
Hangi kul Mevlâ’sına bir sevgisiz, aşksız ulaşır.
Seve seve, sevile sevile sevmeye alışır,
Bir daha hiç çözülmesiye, gönüller düğümlenir.
KORKULU RÜYA
İlim gibi seni bulmaya gideceğim, Çin’e de
Gönlümde sana ait herşeyimle; ya Çin’de yoksan.
Seni bir yerde bulacağım umudum var; yine de
Korkuyorum, seni bulduğumda, ya içinde yoksan...
Ben karşıdan görünce seni, gözlerim ıslanırken
Sen gönlümün aksine bütün duygulardan noksan,
Bakmadan yağan yağmura, bir gün karşındayım derken
Korkuyorum, seni bulduğumda, ya içinde yoksan.
Bir yerim var ki, dünyalık, yesem dursam da acıkır
Ben sana muhtaç, sevgine aç,ne yaparım sen toksan.
Bir halimde var sevdalık, ruhumu sarar acıtır
Korkuyorum seni bulduğumda, ya içinde yoksan.
Ama, gönlüm bilmiyormu, her yerde her şeyde sen var
Kendini ararsan, ikinci kitap sahife doksan.
Bilmese de arayacağım seni sonsuza kadar,
Ne yaparım, seni bulduğumda ya içinde yoksan.
Biliyorum yeniden yaratır, seni verir bana
Biliyorum Mevlâ’mı ben, değil sıfatlardan noksan.
Senin gibi güzelinden yeni yeni verir bana,
Korkmuyorum seni bulduğumda, sen içinde yoksan.
GÖNÜL
Sendemi düştün bir sevdaya derken,
Düşmedi de sanki çakıldı gönül,
Sevginin geldiği yerden, giderken
Senin icabına bakıldı gönül.
Ne soran oldu, ne kimseye sordu
Kendi de bilmezdi, ne istiyordu.
Ayaaklar altında basıldı durdu,
Sanki kumsallarda çakıl’dı gönül.
O sevdi, sevilmez gider zoruna
Bir sevdimi bakmaz, alı-moruna.
Ne yazık ateşin düştü koruna,
Bir kara sevdayla yakıldı gönül.
AŞIĞIN HALİ
Evirdiler çevirdiler sözleri,
Sordular sevdadan, aşktan bir soru
Gık demedim bastılar közleri.
Dediler kurtuldun, başardın zoru.
Sevda olmasaydı bilmem n’apardım,
Derdime ben nasıl derman olurdum.
Alevli yansaydım, duman olurdum
İyi ki, ateşim ateşin koru.
Aşka gönül vermiş mecnun misali,
Mevlâ’sında arar aşkı-visali.
Gözlerinden belli aşığın hali,
Besbelli, söylüyor yüzünün moru.
GİDERKEN
Giderken ardıma bakıp da gittim,
Gönlüm ne dünya, ne alemde kaldı.
Dünyalık her şeyi yakıp da gittim,
Yalnız bir aşk dolu, bir demde kaldı.
Gönlüm sevgilerle yaşar giderdi,
İçime sığmazdı, taşar giderdi
Aşktan başka ne gam, ne derdi vardı
Onlar mazi denen dönemde kaldı.
Bir zamanlar bendım mutlu, bahtiyar
Şimdi hasret, hicran ne ararsan var.
Çekeceğim çektiğim yere kadar,
Umudum şimdi, son hemdemde kaldı.
DİYORLAR
Beni, bir güzele dağıttım sebil
Sevdaya tutuldum, verem diyorlar
Leyla’mı, Aslı’mı hiç biri değil
Kimi Mecnun, kimi Kerem diyorlar.
Göze görünen yok, gözünden yanar
Ateşi gizlidir özünden yanar.
Dermana sarılmış, dermenı arar
O, bir başka yârla hemdem diyorlar.
Bazen sevdalara öyle dalar ki,
Varmı, yokmu balli değildir.sanki.
Kimbilir, nasıl bir sevdiği var ki,
Gözüne görünmez alem diyorlar.
Sanki bütün aşklar, ona özelmiş
Ne kadar yaksa da, aşk ne güzelmiş.
Aşk nöbeti tutmuş ilhamı gelmiş,
Eline verin bir kalem diyorlar.
DÖRTLÜKLER
Gezdiğin kumsallarda, bastığın izleri öptüm
Kim anlarki, senden başka aşık olduğumuzu.
Gözlerinin yeşili diye denizleri öptüm,
Ne kadar yaksa kavursa dudaklarımı tuzu.
Siz hiç yerde dolaştığını gördünüz mü, ay’ın?
Bakışlarında ateşin,gözlerinde güneşin?
Ben gördüm kirpiklerde okun, kaşlarında yayın
Varsa; o da sensin; şu alemde bir başka eşin.
Ne toprak yağmuru bekledi, ne deniz ırmağı
Ne de gece gündüzü, seni beklediğim kadar.
Gözlerimdeki gözlerin, sanki bir yayar dağı
Göğsümü bir yarsan baksan, senden başkası mı var.
Allahâım öyle bir sevgilimi kaldı ki, alemde
Bütün hezeyanlarım hep sana ilanı-aşkımdır.
Ben biliyorum, sende bilirsin, biliyor kalemde
Her güzele bakışım, senin aşkınla bakışımdır.
Aklım başımdan çıktı, seni gördüm de yine
Dünyayı dolaşsan benden âlâ mecnun mu var.
Hayran hayran baktım kaldım o gözlerine,
Benden başka kim sevdi, seni sevdiğim kadar.
Şu alemde her şey, güzelliğine misal olmuş
Gözlerin güneşin, kirpiğin okun, kaşların yayın.
Baktığını düşürür, bakışlarına bir hal olmuş
Doyamam bakmaya bir yüzün var ki; onbeşi ay’ın.
Derlerdi duyardım, ateş düştüğü yeri yakar
Ateş değil, beni onun yeşil gözleri yaktı.
Göz değil sanki ateşten bir nehir akar
Aldı gönlümü yeşilden, ateşlere bıraktı.
Daha rahat yaşayacağım gibi geliyor bana,
Dert çile neyse, bu aşıklık, bu şairlik olmasa.
Çekip gitsem, kurtulacağım gibi geliyor bana
Ne güzel olur, bir de şu solda sıfırlık olmasa.
|